Previous Page  7 / 20 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 7 / 20 Next Page
Page Background

Gündemde Öne Çıkanlar

7

TRANSFER FİYATLANDIRMASI

DÜZENLEMESİ KONUSUNDA BAKANLAR

KURULUNA TANINAN YETKİ ANAYASA

AYKIRI

Raporda, transfer fiyatlandırma uygulaması-

nın, 2006 yılında OECD’nin zarar verici vergi

rekabeti uygulamaları kapsamında üye ülkele-

re önerdiği mücadele yöntemlerden birisi ola-

rak 5520 sayılı KVK ile Türk Vergi Sistemine

dahil olduğu belirtilerek, “Bu düzenlemelerin

esas alındığı OECD Transfer Fiyatlandırma

Rehberinde geleneksel yöntemler ve yeni yön-

temler adı altında ikili bir ayrım bulunmakta-

dır. Mevcut KVK düzenlemesinde geleneksel

yöntemler yer almış, yeni yöntemler ise verilen

yetki çerçevesinde BKK tarafından belirlen-

miştir. Ancak mükelleflerin uygulayacağı yön-

tem, doğrudan vergi matrahına etki etmektedir.

BKK’ya verilen yetkinin Anayasa’nın 73. mad-

desi kapsamında değerlendirilmesi mümkün

değildir. Bu nedenle, transfer fiyatını be-

lirleme yöntemlerinin (zaten OECD

rehberinde de yer aldığı için) Ka-

nun metninde açıkça belirtilme-

si uygun olacaktır” denildi.

BKK’YA TANINAN YETKİ

ANAYASAYA AYKIRI

Vergi cenneti ülkelerinde yer-

leşik veya faaliyette bulunan

kişilere yapılacak ödemeler-

de yüzde 30 vergi kesintisi ya-

pılmasına yönelik olarak BKK’ya

tanınan yetkinin Anayasaya aykırı

olduğu vurgulanan Raporda, “Mevcut GVK

ve KVK’da yer almakla birlikte henüz kullanıl-

mayan bu yetki, yeni Yasa taslağında da yer

almıştır. Ancak bugüne kadar, bu konuda her-

hangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bu düzen-

leme OECD’nin zarar verici vergi rekabetiyle

mücadele çalışmaları kapsamında üye devlet-

lere uygulamasını önerdiği yöntemlerden birisi

olarak 2006 yılında yeni KVK ile yürürlüğe gi-

ren bir düzenlemedir. Bu maddede coğrafi ala-

na göre belirlenen bir siyah liste uygulaması

söz konusudur.

Ancak bu düzenlemede Bakanlar Kuruluna

tanınan yetki, Anayasanın 73’üncü maddesi-

nin 4’üncü fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir.

Çünkü Anayasanın 73’üncü maddesinde

Bakanlar Kurulu’na tanınan yetki, kanunun

belli ettiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde

verginin oranlarına ilişkin düzenleme yetkisidir.

Bu nedenle, Bakanlar Kurulunun bu yetkiyi

kullanması diğer bir ifadeyle kesinti oranını

değil ancak kesinti yapılacak ülkeyi belirlemesi

durumunda, ortaya ciddi ihtilaflar çıkabilecektir.

Diğer taraftan, zarar verici vergi rekabeti

dolayısıyla devletlerin önlem alması da bir

gerekliliktir. Bu nedenle, bu düzenlemeden

önce Anayasanın 73’üncü maddesinde yer

alan düzenlemenin Bakanlar Kuruluna, bu

yetkiyi tanır hale getirilmesi daha doğru

olacaktır” ifadelerini kullandı.

UYGULAMADA SORUNLARA NEDEN

OLACAK

Yasa tasarısının 88. maddesinde “Diğer ka-

nunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlere iliş-

kin hükümler, gelir vergisi bakımından

geçersizdir.” düzenlemesinin yer

aldığına işaret edilen Raporda,

“Ancak vergi yasalarına bu tür

hükümler konulmakla birlikte,

bu düzenlemeler pratikte iş-

lememektedir.

Bu düzenlemeler, kendile-

rinden önceki yasaları etkile-

mekte ancak sonraki yasaları,

yasa koyucunun takdiri değişti

diye etkilememektedir. Uygulama-

da idare ile mükellefler arasında da

ihtilaflar çıkarmaktadır. Bu nedenle bu tür

düzenlemelere yer verilmemesi daha uygun

olacaktır. Ayrıca bu düzenlemenin vergi idare-

si tarafından öngörülemeyen sonuçları da ola-

bilecektir. Örneğin Gider Vergileri Kanununun

Özel İletişim Vergisi başlığını taşıyan 15’nci

maddesinde, bu verginin gelir ve kurumlar uy-

gulamasında gider olarak kabul edilemeyeceği

düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda, bu

düzenleme geçersiz olacak ve kazancın elde

edilmesiyle ilgili olan bu vergiler indirim konu-

su yapılabilecektir. Aynı durum, motorlu taşıt

vergileri için de geçerli olabilecektir. Bu dü-

zenlemenin yeniden gözden geçirilmesi yararlı

olacaktır” denildi.

F

akirlere yardım

amacıyla gıda bankacılığı

faaliyetinde bulunan dernek

ve vakıflara Maliye Bakanlığınca

belirlenen usul ve esaslar

çerçevesinde bağışlanan gıda,

temizlik, giyecek ve yakacak

maddelerinin maliyet bedeli

uygulamasına son

verilmelidir.